Patlayıcı Ortamlarda Gaz Dedektörlerinin Yerleşimi III

Yazar Prosense 04/06/2017 0 Yorumlar

6. Sabit gaz algılama sistemlerinin tasarımı ve tesis edilmesi

Sabit gaz algılama sistemi, otomatik veya elle kontrol altında tutuşabilir gaz birikmesinin yeri ve derişimi için erken uyarı verip aşağıdaki işlemleri başlatır.

  • Binaların güvenli olarak tahliyesi
  • Uygun yangın söndürme ve diğer acil işlemlerin aktivasyonu
  • Tehlikenin uzaklaştırılması
  • İşlemin veya tesisin kapatılması
  • Havalandırmanın artırılması.

6.1 Algılama noktalarının yerleştirilmesi

Algılayıcılar gaz dağılımı ve kullanılan cihaz hakkında bilgisi olan ve güvenlik ile mühendislik personeline danışılarak belirlenmiş konumlara yerleştirilir.

Bu belirleme aşağıdakileri dikkate alır;

  • Yayılma etkileri ile serbest kalma kaynaklarının birleşimi
  • Serbest kalma kaynaklarının bina içinde veya bina dışında olup olmadığı,
  • Kapı boşluğu, pencereler, tüneller, çukurlar gibi potansiyel risk yaratabilecek yerlerin varlığı
  • Yerel çevre şartları,
  • İş sağlığı ve güvenliği,
  • Kalibrasyon ve doğrulama dahil bakım ve tesisin çalışma tehlikelerine karşı sistemin korunması için erişim.

Algılayıcılar gazın tehlikeli birikimlerinin meydana gelebileceği bütün alanlara yerleştirilmelidir. Genel olarak açık yerlerde küçük sızıntılar tehlikeli bir birikmeye sebep olmaksızın dağılabilir.

İstenmeyen alarmlardan kaçınmak için algılama noktaları normal çalışmada önemsiz küçük sızıntı üretebilen teçhizatlara değil büyük potansiyel serbest kalma kaynaklarına yakın yerleştirilir.

Ortam hava hareketi fazlaysa veya gaz kapalı alanlara doğru serbest bırakılırsa bu durumda gazın davranışı değişir. Serbest kalmadan sonra gazların davranışı karmaşıktır ve birçok parametreye bağlıdır. Ancak, bu parametrelerin etkisiyle ilgili bilgiler uygulamada tutuşabilir bir ortamın oluşma hızını ve kapsamını tahmin etmek için yeterli değildir. Bu tahmin aşağıdakiler vasıtasıyla geliştirilebilir;

  • Geçmiş tecrübelerine dayanarak uzmanlar tarafından geliştirilen genellikle kabul edilmiş ampirik kuralların uygulanmasıyla,
  • Gazların davranışını kesin olarak simüle etmek ve açıklamak için yerinde deney yapılmasıyla. (Duman tüpü deneylerinin kullanılmasını, rüzgâr ölçer okumalarını veya izleyici gaz analizi gibi daha ayrıntılı teknikleri içerir.)
  • Gaz dağılımının sayısal simülasyonu ile.

6.2 Çevresel şartlar

Gaz algılayıcıları birçok farklı çevresel şartlara maruz kalabilir. Normal ve olağan dışı kullanım esnasındaki muhtemel çevre şartlarına uygun donanımın seçilmesine ve yerleştirilmesine özel bir dikkat gösterilmelidir.

6.2.1 Elverişsiz hava şartları

Genel olarak elverişsiz hava ve dış ortam koşulları algılayıcıların normal çalışmasını etkileyecek olumsuzluklara neden olurlar. Yüksek rüzgâr hızlarında okuma sorunları yaşanabilir. Ayrıca su buharı, şiddetli yağmur, kar, buz ve toz, vb. algılayıcıları olumsuz bir şekilde etkiler.

6.2.2 Aşırı ortam sıcaklıkları

Algılayıcıların üreticiler tarafından belirlenmiş olan çalışma sıcaklıklarına dikkat edilmelidir. Genel olarak, fırınlar ve kazanlar gibi ısı kaynaklarının üzerinde gaz detektörleri bulundurulmamalı ve ısı kaynağından uzak uygun bir konum seçilmelidir.

Tropikal ve sıcak bölgelerde ortam sıcaklıkları yaklaşık  40 ˚C olduğunda cihaz sıcaklıkları 65 ˚C’un oldukça üstüne çıkacağından cihazlar direk güneş ışığından korunmalıdır.

Cihaz belgesinde başka bir değer belirtilmemişse TS EN 60079-29-1’deki performans kriterleri için belirlenmiş en büyük değer 55 ˚C’ dir.

6.2.3 Titreşim

Uygulamanın yapılacağı alanlarda titreşim mevcut ise seçilecek cihazlar çalışma esnasında titreşimden etkilenmeyecek şekilde seçilmeli veya uygun titreşim sönümleme donanımları ile birlikte kullanılmalıdır.

6.2.4 Korozif ortamlarda algılayıcıların kullanılması

Korozif ortamlara (amonyak, asit buharı, H2S, vb.) maruz kalmadan dolayı oluşabilecek zarardan algılayıcıları korumak için ön tedbirler alınmalıdır. Örneğin şiddetli korozyona ve elektriksel arızalara sebep olabilen amonyak mevcut ise bakır veya pirinçten yapılmış bağlantıları korumak için özel dikkat edilmelidir.

6.2.5 Mekanik koruma

Mekanik zarara uğrayabilecek konumlara monte edilen algılayıcılar, etraflarındaki havanın serbest akışını engellemeden uygun bir şekilde korunmalıdır.

6.2.6 Elektromanyetik bağışıklık

Bazı gaz algılama sistemleri kalibrasyondaki görünür hatalar, sıfır kayması ve yanlış alarm işaretleri gibi bozukluklara sebep olan harici radyo frekans girişimine karşı duyarlıdır. Bu şekildeki problemlerin beklenildiği durumda sistemin tamamı elektromanyetik girişim etkilerinden uygun bir şekilde korunmalıdır.

6.2.7 Basınçlı su ile yıkama

Bir tesise ait “basınçlı su ile yıkama” işleminin uygulaması gaz algılayıcıların büyük oranda duyarlılıklarını kaybetmelerine neden olabilir. Bundan dolayı mümkün ise hortumla yıkamadan kaçınılmalıdır. Hortumla yıkamadan kaçınmak mümkün olmuyorsa algılayıcılar, etraflarındaki havanın serbest akışını engellemeden bu duruma karşı korunmalıdır.

6.2.8 Havadaki ve ortamdaki diğer kirleticiler

Algılayıcılar, çalışmalarını olumsuz yönde etkileyebilen havadaki kirleticilere maruz kalmamalıdır. Örnek olarak, silikon veya başka bilinen zehirler içeren malzemeler katalitik veya yarı iletken algılayıcıların bulunduğu yerlerde kullanılmamalıdır. Tozlar veya ıslak ve yağlı yapışkan serpintiler, yoğunlaşmış damlalar algılayıcıların filtrelerinin, hassasiyet ve fonksiyon kayıplarına sebep olurlar. Islak ve katı malzemeler macunlar oluşturmak için mevcutsa bu durum büyük bir risk oluşturur. Bu ve benzeri kirletici ortamlarda cihaz kullanımı gerekli ise düzenli periyotlarda temizlik ve bakımı yapılmalıdır.

6.3 Kalibrasyon ve bakım için erişim

Algılayıcılar düzenli kalibrasyon, bakım ve elektriksel güvenlik muayenesine izin vermesi için kolaylıkla erişilebilir olmalıdır. Algılama noktasındaki bu çalışmalar için ihtiyaç duyulan deney donanımını veya bütün yardımcı donanım monte etmek ve erişim sağlamak mümkün olmalıdır.

Metan ve Hidrojen gibi havadan hafif gazların tespiti için kullanılan algılayıcılar inşaat sırasında tavan veya çatı formlarına rahatlıkla kurulurlar. Tesislerin devreye girmesinin ardından özellikle çatı aralarına ve diğer yüksek yerlere yerleştirilmiş olan algılayıcılara ulaşmak imkansız hale gelebilir. Bu durumlar sistem tasarımı yapılırken öngörülerek kalibrasyon için uygun yöntem belirlenmelidir.